“Temsil”, bir hukuki muameleyi bir şahsın başka bir şahıs nam ve hesabına yapması ve muamelenin hukuki sonuçlarının bu şahıs üzerinde doğmasını sağlamasıdır. Temsilde, temsilci, temsil olunan ve temsilcinin kendisiyle hukuki muamele yaptığı 3. şahıs olmak üzere toplam üç kişi bulunmaktadır.

“Temsil”, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun  40-48 maddeleri arasında işlenmiş olup kanun nezdinde ikili bir ayrıma gidilmiştir:

  1. Yetkili Temsil (m.40)

Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlar. Ancak burada önemli husus, temsilcinin, hukuki işlemi yaparken bu sıfatını bildirmesidir. Aksi halde hukuki işlemin sonuçları kendisine ait olur. Ancak, karşı taraf bir temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyor ya da hukuki işlemi temsilci veya temsil olunandan biri ile yapması farksız ise, hukuki işlemin sonuçları doğrudan doğruya temsil olunana ait olur.

  1. Temsil Yetkisinin İçeriği ve Derecesi

Başkası adına ve hesabına temsil kamu hukukundan doğmuşsa, temsil yetkisinin içeriği ve derecesi bu konudaki yasal hükümlere; temsil hukuksal bir işlemden doğmuşsa, temsil yetkisinin içeriği ve derecesi o hukuksal işleme göre belirlenir.
Temsil yetkisi üçüncü kişilere bildirilmişse temsil yetkisinin içeriği ve derecesi, bu bildirime göre belirlenir.

  • Hukuki İşlemden Doğan YetkiYetkinin Sınırlanması ve Geri Alınması

    Temsil olunan, hukuki bir işlemden doğan temsil yetkisini her zaman sınırlayabilir veya geri alabilir. Ancak, taraflar arasındaki hizmet, vekâlet veya ortaklık sözleşmeleri gibi hukuki ilişkilerden doğabilecek haklar saklıdır. Temsil olunan, bu hakkından önceden feragat edemez. Temsil olunan verdiği yetkiyi üçüncü kişilere açıkça veya dolaylı biçimde bildirmişse, bu yetkiyi tamamen veya kısmen geri aldığını onlara bildirmediği takdirde, yetkinin geri alındığını iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremez.

  • Ölüm, Ehliyetsizlik ve Diğer Durumlar

Hukuki işlemden doğan temsil yetkisi, aksi taraflarca kararlaştırılmadıkça veya işin özelliğinden anlaşılmadıkça, temsil olunanın veya temsilcinin ölümü, gaipliğine karar verilmesi, fiil ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi durumlarında sona erer. Bu hüküm, bir tüzel kişiliğin sona ermesi durumunda da uygulanır. Tarafların karşılıklı kişisel hakları saklıdır.

  • Yetki Belgesinin Geri Verilmesi

Temsilciye yetki belgesi verilmişse, yetkinin sona ermesi durumunda temsilci, bu belgeyi temsil olunana geri vermekle veya hâkimin belirleyeceği yere bırakmakla yükümlüdür. Temsil olunan veya halefleri, temsilcinin belgeyi geri vermesi için gerekeni yapmazlarsa, bundan dolayı iyiniyetli üçüncü kişilerin zararını gidermekle yükümlüdürler

  • Yetkisiz Temsil (m.46)

Bir kimsenin, yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yapması halinde “Yetkisiz Temsil” müessesesi gündeme gelecektir. Bu durumda temsil olanın işlemi onayıp onamaması, hukuki işlemin temsil olanı bağlamasını etkileyecektir. Şöyle ki; bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulacaktır.

Yetkisiz Temsil durumunda bir diğer husus ise temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlidir. Bu durumda söz konusu hukuki işlemden doğan bir zarar gündeme gelirse bu zararın giderilmesi yetkisiz temsilciden istenebilir. Ancak, TBK burada 8049 Sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 2 (Dürüstlük Kuralı) ve Madde 3’e (İyi Niyet Kuralı) gönderme yaparak önemli bir kural getirmiştir. Şöyle ki;  yetkisiz temsilci, işlemin yapıldığı sırada karşı tarafın, kendisinin yetkisiz olduğunu bildiğini veya bilmesi gerektiğini ispat ederse, kendisinden zararın giderilmesi istenemez. Ayrıca hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir.

Temsil müessesesi, Türk Hukuk sisteminde oldukça sık karşılaşılan bir müessese olup Yargıtay kararları ışığında mahiyeti daha da belirginleşmektedir.

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E:2016/22966, K:2017/14858

“TTK‘nun 818/1. maddesinin (c) bendinin göndermesiyle çekler hakkında da uygulanması gereken TTK‘nun 678. maddesinde; Temsile selahiyeti olmadığı halde bir şahsın temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur… hükmü yer almaktadır. Borçlunun atmış olduğu imzadan sorumluluğu için senet üzerinde imzasının bulunması yeterli olup, ayrıca isminin yazılı olması da gerekli değildir. Somut olayda, alacaklı tarafından hakkında takip yapılan borçlu …’nun senet tanzim tarihi itibari ile keşideci konumunda olan … Turizm..A.Ş’nin yetkilisi olmadığı gibi adı geçen şirketin müşterek imza ile temsil edildiği dosya içerisinde mevcut belgelerden anlaşılmış olup tarafların da aksi yönde bir iddiası bulunmamaktadır. Alacaklı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, borçlunun TTK‘nun 678.maddesi uyarınca imzasından bizzat sorumlu olacağı ileri sürülmüş, yetkisiz temsil hükümleri gereği bizzat imzanın sahibi olduğu iddia edilen borçlu hakkında takip yapıldığı belirtilmiştir. Bu durumda temsil yetkisi olmadığı halde keşideci şirket adına senet imzalayan ve imza inkarında da bulunmayan muteriz borçlu …’nun attığı imzadan dolayı şahsen sorumlu olacağı tabiidir. Yetkisiz temsilci sıfatıyla hareket eden borçlu, çekten dolayı keşideci sıfatıyla sorumlu olacağından, hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.”

SONUÇ:

Temsil müessesi 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 40-48 maddeleri arasında açıklanmış olup Kanunda “Yetkili ve Yetkisiz Temsil” olmak üzere ikili bir ayrıma gidilmiştir. Yetkili bir temsilci tarafından bir başkası adına ve hesabına yapılan hukuki işlemin sonuçları, doğrudan doğruya temsil olunanı bağlayacaktır. Ancak bir kimsenin, yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yapması halinde temsil olanın işlemi onayıp onamaması, hukuki işlemin temsil olanı bağlamasını etkileyecektir.

Stj Av. Deniz ÖZTURAN